Bu kareden vali yardımcısı 1 doçent, 3 öğretmen çıktı

Tokat'ın Nebişeyh Köyünde ilkokul mezunu olan Salih ve Seher Özmen (68)  çifti, içlerinde bir ömür boyu uhde olarak kalan okuna aşkını çocuklarına aşıladı. Baba Salih Özmen şoförlük yaparak, anne Seher Özmen ise ineklerinin sütünden yaptığı peynirleri satarak 5 çocuğuna üniversite okuttu. O çocukların hepsi şimdi devlet memuru oldu.

Haber Kaynağı; Ali ALTUNTAŞ & Ulusalcılık Haber Tahir Kavri

İstanbul Üniversitesi'nde bahçıvanlık yapan ve okuma yazma bilmeyen Büyükbaba Esat Özmen'de torunlarının okuyup memur olmalarını istedi. İlkokula giden torunlarıyla fotoğraf çektiren Büyükbaba; "Sizler okuyup büyük adam olunca, birde o zaman fotoğraf çekinelim, söz mü?" dedi. 36 yıl önce köy evinde çekilen o fotoğraftan bir vali yardımcısı, bir doçent doktor üçte öğretmen çıktı. Sözlerini tutan çocuklar yıllar sonra aynı fotoğraf karesini tekrar çekse de fotoğraftaki tek eksik bugünleri görmeye ömrü yetmeyen büyükbaba Esat Özmen oldu.

Tokat'ın Reşadiye İlçesi Nebişeyh Köyü'nde yaşayan Esat Özmen, yarım asır önce ailesini geçindirebilmek için İstanbul'a gitti. İstanbul Üniversitesi'nde bahçıvanlık yapan Özmen, maddi imkansızlıklar nedeniyle oğlu Salih'e (68) ancak ilkokulu okutabildi. Üniversitedeki hocaları gördükçe okumanın önemini daha çok anlayan Esat Özmen oğlu Salih'e "Ben seni okutamadım ama sen torunlarımı okutacaksın" dedi.

GERÇEKLEŞEN HAYALİNİ GÖRMEYE ÖMRÜ YETMEDİ

Babası gibi kendiside okuyamayan Salih Özmen, ilkokul mezunu olan eşi Seher Özmen ile birlikte tüm zorluklara göğüs gererek çocuklarını okuttu. Öztürk çiftinin çocuklarından Halil (50) Kırklareli Anadolu Lisesi'nde öğretmen, Necmettin (47) Sabahattin Zaim Üniversitesi'nde Doç. Dr. , Mevlüt (44) Manisa vali yardımcısı, Erhan (44) Sultanbeyli İmam Hatip Lisesinde coğrafya öğretmeni ve Aslıhan (37) ise sosyal bilgiler öğretmeni oldu. Şuanda Manisa Vali Yardımcılığı görevini yürüten Mevlüt Özmen "Büyükbabam ve babaannemle birlikte ilkokula giderken bir fotoğraf çektirmiştik. Büyükbabam o zamanki yoksulluk nedeniyle ne kendisi okuyabilmiş ne de babamı okutabilmiş. Tek hayali bizlerin okuyup büyük adam olmamızdı. 36 yıl önce fotoğraf çekinirken 'bize okuyup büyük adam olduğunuzda yine fotoğraf çekinelim' demişti. Bizde ona söz vermiştik. Sözümüzü tutup hepimiz okuduk, kimimiz doktor kimimiz öğretmen olduk. Büyükbabam bizim üniversite zamanlarımızı gördü ama mesleğe geçtiğimizi görmedi, ömrü yetmedi. 36 yıl önceki çektirdiğimiz fotoğrafı tekrar çektirdik ama o karedeki tek eksik büyükbabam ve babaannem oldu. Bizi üzende bu oldu. Keşke bizim onlara verdiğimiz sözü tuttuğumuzu görselerdi" diye konuştu.

KÖYDE EKİN BİÇEREK, ŞEHİRDE SU SATARAK OKUDUK

Çocukluk yıllarında annesinin ineklerin sütünü satarak babasının ise şoförlükten kazandığı parayla 5 çocuğu birden okuttuğunu belirten Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen; "Bizleri okumamız yönünde hep büyükbabam yönlendirdi. Çünkü kendisi okuma yazma bilmiyordu. Babamda ilkokuldan sonra okuyamadığı için bizim hep okumamızı istedi. Biz yazları köyde ekin biçerek babama yardım ediyorduk. 90 yılların başında ise İstanbul'a taşındık. Burada da kardeşlerimle Beyazıt meydanında su sattık. Bu şekilde hem ailemize destek olup hem de okul harçlığımızı çıkarıyorduk. Yoksulluk içinde geçen bir öğrenim hayatının ardından çok şükür tüm kardeşler bir yerlere geldik"

"KÖYE YÜRÜYEREK GİTTİKLERİNİ DUYUNCA BABAMA OTOMOBİL ALDIM"

Artvin Yusufeli Kaymakamı olduktan sonra babasının emekli olabilmek için çalıştığı minibüsü satmak zorunda kaldığını belirten Manisa Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen; "Babam ve annem bizim okuyup bugünlere gelmemizin asıl mimarlarıdır. Onlar çok yokluk çektiler ama bir gün bile herhangi birimize çalışıp bize destek olun demediler. Babam son zamanlarda emekli olabilmek için yolcu taşıdığı minibüsünü satmıştı. Annemi bir gün aradığımda araba bulamadıklarını ve ilçeden köye yaya olarak gittikleri söyledi. O an cümleler boğazıma dizildi. Hemen Yusufeli'nde 2005 model bir otomobil satın aldım. Babalar günü aynı zamanda babamın doğum günüydü. O gün arabanını anahtarını hediye paketi yaptırıp babama verdim. Babam o an çok şaşırdı ve "Oğlum neden otomobilinin anahtarını bana verdin" dedi. Bende babamı balkona çıkartıp "Baba bu anahtar beyaz arabanın, beyaz arabada senin" dedim. Babam o an çok duygulandı ve gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Daha sonra babamı ve annemi hacca gönderdim. Ne yapsam onların hakkını ödeyemem" dedi.

YOKLUĞUN DİBİNDEN GELDİM

Mesleğe 2033 yılında Kaymakam olarak başladığını belirten Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen, yokluğun ne olduğunu en iyi bilen biri olduğunu belirterek; "Yokluğundan dibinden gelen biri olduğum için mesleğe başlar başlamaz yardım faaliyetlerine ayrı bir hassasiyet gösterdim. Özellikle kırsaldaki vatandaşlarımız ile öğrenciler için çalışmalar başlattım. Yaklaşık 20 yıldır askıda fatura kampanyası yürütüyorum. Onlarla hayırseverler arasında köprü görevi yürütüyorum. Her yıl başarılı öğrencilere balkan turu yaptırıyorum. Yusufeli'ndeyken başarılı öğrencilere lap top dağıttık. Manisa'da ise pandemi başladığında benim bireysel projemle hayırseverler desteğiyle 1 milyon 500 lira değerinde bin350 tablet dağıttık.

Bu haberi beğendiniz mi? Bültenimize katılarak haberdar olun!

Yorumlar

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Yazar Hakkında

Tahir Kavri, Medya Gurubu Iğdır temsilcisi ve Ulusalarası Temsilcisi

Son Haberler
25 Haz 2022 20:22 Tahir Kavri, Haber Medya Gurubu Iğdır temsilcisi
24 Haz 2022 12:46 Tahir Kavri, Haber Medya Gurubu Iğdır temsilcisi