TAM BİR CEPHELEŞME YAŞIYORUZ!

 Cepheleşmelerde ve taraftarlıklarda aklın, mantığın ve tutarlılığın yerini duygu, hırs ve menfaat birlikteliği; rövanşist davranışlar ve sığ düşünceler alır.

  Son yıllarda ve özellikle seçimlere doğru gidildikçe ülkemizde cepheleşme, katlanarak ve dozunu artırarak devam etmektedir.

  Bir toplumda veya bir ülkede cephleşme varsa o ülkede akıl, vicdan ve adalet rafa kalkmış demektir. Çünkü toplum iflah olmaz bir şekilde ikiye bölünmüş ve herkes bulunduğu cephede, karşı taraftan gelecek salvolara, eylem ve söylemlere karşı kendini peşin hükümlü olarak ayarlamıştır. Burada ön planda olan duygu, çıkar , hırs, intikam ve subjektif kriterlerdir!

  Artık gelinen bu noktada rasyonelist yaklaşımdan ve gerçeklik anlayışından söz etmek imkansız hale gelmiştir. Adalet, vicdan ve insaf unutularak sadece bulunduğumuz cephenin durumuna ve aldığı savunma şekline göre kendimizi ayarlamış ve hazırlamışızdır.

  Yer aldığımız cephenin görüşleri tutarlı olmasa bile onu kollar ve korur durumda hissederiz kendimizi. Yanlış da olsa, sonu hüsran da olsa, ucu felaket de olsa çeşitli bahanelerle bunu aklayıp paklayıp savunur ve doğruluğunu isbat için bin bir dereden su getirip onu temizlemeye çalışırız.

  Son günlerde Türkiye'e işini gücü bırakmış iki bayanın söyleminden yola çıkarak adeta cepheleşmenin örneklerini sergiler hale gelmiştir.

  Şarkıcı Sezen Aksu, milletimizin inanç değerlerini hiçe sayarak Adem Peygambere ve onun hanımı Havva anamıza "cahil" diyerek  hakaret etmiş ve aşağılamıştır.

  Şimdi burada milletimizin % 95'nin müslüman olduğu bir ülkede herkes bu şimarık ve hayasız kadını kalkıp kınaması gerekirken, bunun tam tersini yaparak bulunduğu cephenin söylem ve eylemine göre tutum belirliyor.

Zira Minik Serçe Sezen Aksu, kendi cephesinde bulunduğu için onu savunmayı ve onunla birlikte olmayı üstüne vazife bilmektedir. Oysa ister inanalım ister inanmayalım; hiç kimse bir başkasının kutsalına dil uzatamaz ve o kutsala küfredemez! 

   Bunu demeyiz. Neyi deriz? Bizden mi, değil mi, önce ona bakıp ona göre tutum belirleriz. Yanlışı aramayız. Adalet peşinde koşmayız! Vicdanımıza başvurmayız. Hemen balıklama dalar, kendi adamımızı koruma altına alırız.

   Sezen Aksu densizliği kapanmadan ikinci bir kepazeliği daha yaşadık. Sedef Kabaş adlı bir gazeteci Cumhurbaşkanı'na ağır ve galiz bir hakarette bulundu.

Normal ve sıradan insanların birbirine söyleyemeyeceği öyle bir laf etti ki, duyanları ve dinleyenleri hayretler içinde bıraktı. Hani bir söz vardır: "Dil yırtıcı bir hayvan gibidir, serbest bırakılırsa sahibini parcalar"

    Bu bayan diline sahip çıkmadı. Kendisini diline parçalattı.

   Doğrudan Cumhurbaşkanı'nı kastederek "Hayvan saraya girmekle kral olmaz ama o saray ahır olur!"

   Şimdi bu sözün savunulacak yanı neresidir? Koskoca bir ülkenin Cumhurbaşkanı'ını "öküz" ve "büyükbaş hayvan" yerine koyuyorsun. Üstelik bununla da kalmıyorsun, kaldığı ve ikamet ettiği sarayı "ahır" olarak niteliyorsun. Sizce bu gazetecilik midir?

Benim bildiğim gazetecilik sorumluluk isteğen kutsal bir meslektir. Ne dediğini bilir, ağzından çıkanı kulağı duyar! 

  Bu kadına ana- babası hiç terbiye vermemiş mi? 

   Bir icraatı eleştireceğim diye gidip 85 milyonluk Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'na hakaret edemezsin! Aşağılayamazsın! Edepten, ahlaktan yoksun söz söyleyemezsin! Burası ne dingonun ahırıdır ne de agora meyhanesidir!

   Bu sana ve senin gibi gazetecilere ders olsun. Gün gelir ağzınla değil, aklınla konuşursun!

  Gazetecilik hiç bu kadar ayağa düşmemişti. Bu mesleği çöplüğe çeviren ahlak ve terbiye yoksunu insanlardan kurtaramak, yine gazetecilere düşmektedir.

  Cepheleşme aynı şekilde bu gazeteci müsveddesi kadının sözleriyle aldı başını gitti. Bu ahlak fukarası, ağzı bozuk gazetecinin hakaretlerini mal bulmuş mağribi gibi sahiplenen "Millet İttifakı," özgürlükten, demokrasiden, hukukun üstünlüğünden dem vurarak  bu sözde gazetecinin tutuklanmasına şiddetle karşı çıktı.

  Cepheleşme böyledir! Aşınma ve bozulma cephenin özünde saklıdır. Bu kavramda değer yargılar cepheye ve taraftara göre ya savunulur ya da yerilir!

   Allah ülkemizi birlik ve beraberlikten ayırmasın, fitne, fesat ve nifak odaklarına fırsat vermesin!

Bu haberi beğendiniz mi? Bültenimize katılarak haberdar olun!

Yorumlar

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Yazar Hakkında

Tahir Kavri, Medya Gurubu Iğdır temsilcisi ve Ulusalarası Temsilcisi

Son Haberler
25 Haz 2022 20:22 Tahir Kavri, Haber Medya Gurubu Iğdır temsilcisi
24 Haz 2022 12:46 Tahir Kavri, Haber Medya Gurubu Iğdır temsilcisi