İddiaya göre daha önce hastalara ihtiyaçları doğrultusunda belirli miktarlarda verilen bazı yara bakım malzemelerinin artık “Bakanlığın talimatı” gerekçe gösterilerek kişi başına sınırlı sayıda verildiği ifade ediliyor.
Peki gerçekten böyle bir talimat var mı?
Varsa, hangi yazılı talimat?
Hangi tarih ve sayı ile yayımlandı?
Ve en önemlisi:
Yarası sürekli akıntı yapan, pansumanı günde birden fazla kez değiştirilmek zorunda kalan bir hastaya üç adet sargı, üç adet gazlı bez, bir küçük bant ve bir merhem verilmesi tıbben ve fiilen yeterli midir?
Bu soruların cevabı kamuoyuna açık ve net şekilde verilmelidir.
Çünkü yara bakımında her hastanın ihtiyacı aynı değildir. Akıntısı devam eden bir yaranın pansuman ihtiyacı ile küçük ve kuru bir yaranın ihtiyacını aynı miktarla değerlendirmek mümkün müdür?
Üstelik hastanenin kendi resmî internet sitesinde Yara Bakım Birimi bulunduğu açıkça belirtilmektedir.
O halde şu soru daha da önem kazanmaktadır:
Yara bakım hizmeti aynı birimde veriliyorsa, hastalara verilen malzeme miktarı hangi tıbbi değerlendirmeye göre belirlenmektedir?
HASTA MALZEMEYİ KENDİ CEBİNDEN ALMAK ZORUNDA MI?
Ortaya çıkan en önemli sorunlardan biri de budur.
Hasta, hastanede tedavi gördüğü halde yeterli yara bakım malzemesi verilmediğini düşünüyorsa ve bu nedenle gazlı bez, sargı, bant, merhem veya başka tıbbi ürünleri dışarıdan satın almak zorunda kalıyorsa;
Bu uygulamanın dayanağı nedir?
Dar gelirli, yaşlı, bakıma muhtaç veya sürekli pansuman ihtiyacı bulunan bir hasta bu malzemeleri sürekli kendi cebinden almak zorunda bırakılabilir mi?
Burada mesele yalnızca birkaç gazlı bez meselesi değildir.
Mesele hastanın tedavisinin devamlılığıdır.
BAŞHEKİM VE HASTANE YÖNETİMİ NE İŞ YAPIYOR?
Kamuoyunun özellikle cevap beklediği nokta burasıdır.
Mevzuata göre hastaneler başhekim tarafından yönetilir; başhekime bağlı olarak idari ve mali işler ile sağlık bakım hizmetleri müdürlükleri bulunur.
Başhekimliğin görevleri arasında sağlık hizmetlerinin aksatılmadan yürütülmesini sağlamak, hasta güvenliği ve hasta hakları konusunda gerekli tedbirleri almak ve tıbbi hizmetlerin yürütülmesini takip etmek bulunmaktadır.
Ayrıca tıbbi hizmet ve cihaz alımlarıyla ilgili ihtiyaçların belirlenmesi ve planlanması da yönetimin sorumluluk alanları arasındadır.
Öyleyse soruyoruz:
Yara bakımında kullanılan malzemelerin miktarı gerçekten yetersizse, bunu kim takip edecek?
Malzeme yetersizliği varsa kim önlem alacak?
Hastanın dışarıdan malzeme satın almak zorunda kalıp kalmadığını kim denetleyecek?
Yara bakım biriminin gerçek ihtiyacı kim tarafından hesaplanıyor?
Hastaların günlük pansuman ihtiyacı ile depodan birimlere verilen malzeme miktarı karşılaştırılıyor mu?
DİKKAT ÇEKEN BİR BAŞKA NOKTA
Iğdır Dr. Nevruz Erez Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından 2026 yılında 49 kalem tıbbi sarf malzemesi için açık ihale süreci yürütüldüğüne ilişkin kayıt bulunuyor.
İhale kaydında malzemelerin hastanenin ihtiyaçları doğrultusunda peyderpey teslim edileceği belirtiliyor.
Bu nedenle kamuoyunun şu sorulara cevap istemesi son derece doğal:
Hastanenin tıbbi sarf malzemesi alımı yapılıyorsa, yara bakımında neden hastalara yeterli miktarda malzeme ulaştırılamadığı iddia ediliyor?
Sorun satın almada mı, stok yönetiminde mi, dağıtımda mı, yoksa ihtiyaç tespitinde mi?
Bunların tamamı belgeler üzerinden açıklanmalıdır.
“BAKANIN TALİMATI” DENİLİYORSA BELGESİ NEREDE?
En kritik soru budur.
Eğer gerçekten Sağlık Bakanlığı tarafından “her üründen hastaya üç adet verilecek” şeklinde bir talimat verilmişse, bunun yazılı ve resmî dayanağının kamuoyuna açıklanması gerekir.
Çünkü “Bakanın talimatı” denilerek yapılan bir uygulamanın hangi genelgeye, yazıya, mevzuata veya resmî düzenlemeye dayandığı bilinmelidir.
Sözlü bir ifade yeterli değildir.
Kamu hizmetinde vatandaşın bilmek istediği şey açıktır:
Talimatın tarihi nedir?
Sayısı nedir? Kapsamı nedir? Hangi hastaları kapsamaktadır?
Yara bakım malzemelerinin miktarını gerçekten bu talimat mı belirlemektedir?
KAMUOYU ADINA AÇIK ÇAĞRI
Iğdır Dr. Nevruz Erez Devlet Hastanesi yönetimine çağrımız şudur:
Hastaların kafasındaki soru işaretlerini giderecek şekilde;
“Bakanlık talimatı” denilen yazının açıklanmasını,
Yara bakım hastalarına hangi kriterlere göre malzeme verildiğinin açıklanmasını,
Günlük pansuman ihtiyacı bulunan hastaların ihtiyaçlarının nasıl karşılandığının açıklanmasını,
Hastaların neden dışarıdan tıbbi malzeme almak zorunda kaldığı iddialarının araştırılmasını,
Yara Bakım Biriminin aylık malzeme ihtiyacı ile depodan yapılan çıkışların karşılaştırılmasını,
Yetersizlik varsa bunun nedeninin ve sorumlusunun belirlenmesini
istiyoruz.
Çünkü burada tartışılan birkaç gazlı bez değildir.
Burada tartışılan, tedavi gören hastanın ihtiyacı olan sağlık hizmetine zamanında ve yeterli şekilde ulaşabilmesidir.
Hastane yönetimi başta olmak üzere İl Sağlık Müdürlüğü ve ilgili yetkililer bu sorulara açık, somut ve belgeye dayalı cevap vermelidir.
Kamuoyunun hakkı olan soru basittir:
“Yarası durmadan akan bir hastaya üç gazlı bez yeterli mi?”
Cevabı vatandaş değil, sağlık hizmetini yönetenler vermelidir.
Yorumlar 0
Görüşünüzü paylaşın, diğer okurların yorumlarına yanıt verin ve saygılı bir tartışmaya katılın.