İYİCE OKUYUNUZ: HAYAT, İNSANI EN ÇOK ZOR GÜNÜNDE KİMİN KİM OLDUĞUNU GÖSTEREREK ÖĞRETİR!

Hayat bazı insanlarla güzeldir. Ama hayatın ne zaman, nereden ve nasıl bir imtihan çıkaracağını hiç kimse bilemez. Bugün ayakta olan, çalışan, kazanan, herkese yetişen bir insan; yarın bir kaza, ağır bir hastalık veya beklenmedik bir felaket yüzünden çalışamayacak duruma düşebilir.

Haber Bilgileri

Yayın ve okur özeti
Güncel
Okumaya başlamak için kaydırınSüre yalnız haber metninde ilerledikçe çalışır.
İYCE OKUYUNUZ: HAYAT, İNSANI EN ÇOK ZOR GÜNÜNDE KİMİN KİM OLDUĞUNU GÖSTEREREK ÖĞRETİR! kapak görseli
İYCE OKUYUNUZ: HAYAT, İNSANI EN ÇOK ZOR GÜNÜNDE KİMİN KİM OLDUĞUNU GÖSTEREREK ÖĞRETİR! kapak görseli
Okuma AraçlarıMetni rahatınıza göre ayarlayın ve habere odaklanın.
100%

Hayat bazı insanlarla güzeldir. Ama hayatın ne zaman, nereden ve nasıl bir imtihan çıkaracağını hiç kimse bilemez. Bugün ayakta olan, çalışan, kazanan, herkese yetişen bir insan; yarın bir kaza, ağır bir hastalık veya beklenmedik bir felaket yüzünden çalışamayacak duruma düşebilir.
İnsan ne zaman bu hâle geleceğini, ne zaman başkasının yardımına muhtaç olacağını bilemez. Çünkü hayatın garantisi yoktur. 

Bugün güçlü olan yarın güçsüz kalabilir. 

Bugün veren, yarın almak zorunda kalabilir. Bugün başkasının derdine koşan, yarın kendi derdiyle baş başa kalabilir.
İşte insanın gerçek yüzü de tam o günlerde ortaya çıkar!

Sağlıklıyken, çalışırken, para kazanırken herkes yanınızda olmak ister. Sofranız doluyken, eliniz güçlüyken, kimse sizden uzak durmaz. Size can ciğer olanlar, kardeşim diyenler, dostluğundan bahsedenler eksik olmaz.

Peki ya bir gün hastalanırsanız? 

Ya bir kaza geçirir, çalışamaz hâle gelirseniz? 

Ya hastane kapılarında şifa ararken bir de geçim derdiyle mücadele etmek zorunda kalırsanız?

İşte o zaman bazı insanların gerçek yüzü ortaya çıkar.

Dün kardeşim diyenler bugün yabancı olur. Dün dostluğundan bahsedenler bugün telefonlarınıza cevap vermez. 

Sizi kendinden biri sayanlar, düştüğünüzde elinizden tutmak yerine arkasını döner.

En acısı da düşmanınızın değil, canınızdan bildiklerinizin sizi silip atmasıdır!
İnsan bazen çaresizlikten borç alır. 

Keyfinden değil, lüks içinde yaşamak için değil; hayatını sürdürebilmek, tedavisini yaptırabilmek, evinin ihtiyacını karşılayabilmek için borçlanır. 

Kimse yarın hastalanacağını, işsiz kalacağını, gelirinin kesileceğini bile bile yola çıkmaz.

Ama ne yazık ki bazı insanlar, sizin hangi şartlarda borç aldığınızı unutur. İçinde bulunduğunuz durumu bilse bile anlamak istemez. 

Bir zamanlar size yakın olan, aynı sofraya oturan, kardeşlikten söz eden insanlar; iş paraya gelince bütün geçmişi bir kenara bırakır.

Alacakları söz konusu olduğunda seslerini yükseltir, bağırıp çağırır, ağır sözler söyler, sizi zaten zor olan hayatınızın içinde bir kez daha ezmeye çalışırlar.

Elbette kimsenin alın teriyle kazandığı parasını istemesi yanlış değildir. Borç borçtur, ödenmesi gerekir. 

Fakat alacağını istemek başka, çaresiz bir insanın onurunu kırmak başkadır! İnsan gibi konuşmak varken hakaret etmek, anlayış göstermek varken baskı kurmak, bir çıkış yolu aramak varken insanı daha da dibe çekmek hangi vicdana sığar?

Bir insanın borcu olabilir ama bu, onun insanlığını kaybettiği anlamına gelmez. Bir insanın parası olmayabilir ama bu, onun şerefini, onurunu ve değerini ortadan kaldırmaz.

Unutmayın: İnsan borçlu olabilir ama kimse kimsenin vicdanını çiğneme hakkına sahip değildir!

Bugün bir insanın başına gelenleri alay konusu yapanlar, yarın aynı imtihanın kendi kapılarını çalmayacağını nereden biliyor? 

Bugün hastalığı, çaresizliği ve yokluğu küçümseyenler, yarın bir hastane koridorunda kendilerinin de bir umutla beklemeyeceğinin garantisini verebilir mi?

Biz ne bilelim ki yarın başımıza ne geleceğini? 

Ne bilelim ki sağlığımızın, işimizin, gücümüzün ne zaman elimizden alınacağını? 

Ne bilelim ki bir gün başkalarından anlayış beklemek zorunda kalacağımızı?

Takdir-i ilahi… Bugün kimin ne yaşadığını, yarın kimin hangi imtihanla karşılaşacağını hiç kimse bilemez.

Dünya malı için kalp kırmaya değer mi?

Üç kuruş, beş kuruş için yılların hatırını silmeye değer mi? 

Bir alacağın peşinde koşarken bir insanın gecelerini uykusuz, günlerini gözyaşlarıyla geçirmesine sebep olmaya değer mi?

Para kazanılır, kaybedilir, yeniden kazanılır. Ama kırılan kalp kolay kolay onarılmaz. Söylenen ağır sözler unutulmaz. 

İnsan en çok da en zor gününde kendisine yapılanları hatırlar.

Bugün bağırıp çağırarak, baskı kurarak, insanları küçümseyerek kendinizi haklı sanabilirsiniz. 

Ama unutmayın, haklı olmakla vicdanlı olmak aynı şey değildir!

Bir gün herkes dönüp kendi hayatına bakacak. Kim kime nasıl davranmış, kim kimin elinden tutmuş, kim kimin en zor gününde arkasını dönmüş, hepsi birer hatıra olarak kalacak.

Benim derdim kimsenin hakkını yememek, kimsenin emeğini inkâr etmek değil.

 Benim derdim, insanın insana biraz merhametli olması gerektiğini hatırlatmak.
Çünkü insanın başına ne geleceği belli değildir. 

Bugün başkasının düştüğü yere bakıp hüküm veren, yarın kendisi aynı yerde bulabilir. 

İşte o gün, kendisine bir anlayış gösterilmesini beklerken belki de bugün kırdığı insanların yüzünü hatırlayacaktır.

Hayat, Tahir Kavri…
Hayat insana sadece para kazanmayı değil, insan kalmayı da öğretmeli. Çünkü insanın gerçek zenginliği cebindeki para değil, zor gününde arkasında duran insanların samimiyetidir.

Ve son sözüm şudur:
Bir insanın en zor gününde üzerine gitmeyin. Borcunu hatırlatırken insanlığını unutmayın. Çaresizliğini fırsata çevirmeyin. 

Çünkü bugün sizin güçlü olduğunuz hayat, yarın sizi de diz çöktürebilir.

Kimse bu dünyaya hep güçlü kalmak için gelmedi. Kimse yarının kendisine ne getireceğini bilmiyor.

Dünya malı geçicidir. Makam geçicidir. Güç geçicidir. Sağlık bile bazen bir anda elimizden alınabilir.

Geriye ise insanlığımız, vicdanımız ve başkalarının kalbinde bıraktığımız izler kalır.
Bir gün herkesin parası bitebilir, işi bozulabilir, sağlığı elinden gidebilir. Ama insanın vicdanı da biterse geriye ne kalır?

Hayat, Tahir Kavri
Metni biraz kısaltıp sertleştir
Tekrarları azaltıp akışı güçlendir
Borç ve merhamet dengesini netleştir

Hata veya düzeltme bildirYazım, doğruluk, güncellik veya bağlantı sorununu doğrudan editoryal ekibe iletin.

Bildirimler public olarak yayınlanmaz. Kişisel bilgi yazmadan, yalnız düzeltilmesi gereken noktayı belirtin.

Editoryal inceleme kuyruğuna güvenli biçimde eklenir.
Topluluk

Yorumlar 0

Görüşünüzü paylaşın, diğer okurların yorumlarına yanıt verin ve saygılı bir tartışmaya katılın.

ZiyaretçiYorumunuzda adınız gösterilir, e-posta adresiniz yayınlanmaz.
Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkındaki ilk görüşü siz paylaşabilirsiniz.

Yukarı çık