Iğdır’da yaklaşan oda seçimleri öncesinde gözler, yaklaşık 25 yıldır yönetimde bulunduğu belirtilen mevcut yönetime çevrildi.
Yıllardır aynı yönetim anlayışının devam ettiği bir süreçte, esnafın sorması gereken temel soru artık çok açık:
Bu kadar yılın sonunda esnafın hayatında ne değişti, hangi sorun çözüldü, hangi kalıcı eser ortaya konuldu?
Seçim dönemlerinde esnafın kapısını çalmak, el sıkmak ve destek istemek elbette demokratik yarışın bir parçasıdır. Ancak mesele yalnızca kapı kapı dolaşarak oy toplamak değildir.
Asıl mesele, o kapılar çalınırken esnafın karşısına hangi hizmetlerin, hangi projelerin ve hangi somut başarıların konulabildiğidir.
Çünkü başkanlık bir makam olabilir ama o makam kimsenin şahsi mülkü değildir. Oda yönetimi, üyelerinin güveniyle görev yapar ve bu güvenin karşılığını hizmetle vermek zorundadır.
Artık şu sorunun cevabı verilmelidir: “Bana oy verin, başkan kalayım” anlayışında esnafın kazancı nerede?
25 YILDIR YÖNETİMDE OLMAK BAŞARI İÇİN YETERLİ Mİ?
Yaklaşık çeyrek asırlık bir yönetim süresi, kamuoyu önünde ciddi bir değerlendirmeyi de beraberinde getirir. Bu kadar uzun bir zaman diliminde görev yapan bir yönetimin, geçmiş çalışmalarını açıkça anlatması ve üyelerinin karşısına somut sonuçlarla çıkması beklenir.
Peki, Iğdır esnafı için hangi kalıcı projeler hayata geçirildi?
Esnafın ekonomik sıkıntılarına yönelik hangi çalışmalar yapıldı? Küçük işletmelerin büyümesi, ticaretin gelişmesi ve meslek sahiplerinin sorunlarının çözülmesi için hangi adımlar atıldı? Üyelerin günlük hayatını kolaylaştıran hangi hizmetler sunuldu?
Bu sorular bir kişiyi hedef almak için değil, yönetim sorumluluğunun gereğini hatırlatmak için soruluyor.
25 yıl görev yapmak tek başına başarı belgesi değildir. Asıl ölçü, görev süresince yapılan işlerin, ortaya çıkarılan projelerin ve esnafa sağlanan faydanın ne olduğudur.
Geçmişte yapılan çalışmalar varsa açıklanmalı, tamamlanamayan projeler varsa nedenleri anlatılmalı, yeni dönem için vaatler sıralanıyorsa bunların nasıl ve hangi kaynaklarla gerçekleştirileceği ortaya konulmalıdır.
Esnafın artık genel ifadelerle yetinmesi değil, açık ve ölçülebilir cevaplar alması gerekiyor.
OY İSTEMEK KOLAY, HESAP VERMEK ZOR!
Seçim dönemleri geldiğinde verilen sözler artar, ziyaretler sıklaşır, esnafın kapıları daha fazla çalınır. Ancak seçim bittikten sonra da aynı ilginin devam edip etmediği, verilen sözlerin ne kadarının yerine getirildiği asıl meseledir.
Esnafın beklentisi yalnızca seçim günü hatırlanmak değildir. Esnaf, yılın 365 günü sorunlarıyla ilgilenen, kendisini dinleyen ve çözüm üretmek için çalışan bir yönetim görmek ister.
Bir başkan adayının ya da mevcut başkanın başarısı, kaç kişinin elini sıktığıyla değil; üyelerin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle değerlendirilmelidir.
Sandıkta yalnızca isimler yarışmamalı; hizmet anlayışları, projeler ve geçmişin hesabı da yarışmalıdır.
Bugün Iğdır esnafının önünde cevap bekleyen sorular var. Mevcut yönetim geçmiş çalışmalarını anlatmalı, yeni adaylar da vaatlerini somutlaştırmalıdır. Kimse yalnızca güzel sözlerle, unvanlarla veya alışılmış seçim söylemleriyle değerlendirilmemelidir.
Çünkü esnafın zamanı da emeği de parası da değerlidir.
ODA İMKÂNLARI KİMİN İÇİN KULLANILIYOR?
Seçim sürecinde gündeme gelen önemli başlıklardan biri de oda kaynaklarının ve imkânlarının nasıl kullanıldığıdır.
Odaya ait kaynakların seçim çalışmalarında kullanıldığı yönündeki iddialar ve soru işaretleri varsa bunların açık, şeffaf ve belgeli biçimde değerlendirilmesi gerekir. Bu konuda doğrulanmış bilgi olmadan herhangi bir kişi ya da yönetim hakkında kesin hüküm vermek doğru değildir. Ancak şeffaflık talebi de görmezden gelinemez.
Oda kaynakları, bütün üyelerin ortak yararı için vardır. Bu kaynakların kullanımı konusunda üyelerin bilgi alabilmesi, harcamaların mevzuata uygun yürütülmesi ve seçim sürecinde eşitlik ilkesinin korunması büyük önem taşır.
Kamuoyunun beklediği şey suçlama değil, açıklıktır. İddialar varsa belgelerle açıklığa kavuşturulmalı; herhangi bir usulsüzlük söz konusu değilse bu da şeffaflıkla ortaya konulmalıdır.
Oda imkânları kişisel avantaj tartışmalarının gölgesinde kalmamalı; bütün üyelerin ortak menfaatine hizmet etmelidir.
Seçim yarışında asıl belirleyici olan, makamın sağladığı imkânlar değil; adayların ortaya koyduğu emek, projeler ve esnafın özgür iradesi olmalıdır.
IĞDIR ESNAFI MAKAM DEĞİL, HİZMET İSTİYOR!
Iğdır’da ticaret yapan esnaf, artan maliyetler, kira giderleri, vergi yükü ve ekonomik belirsizliklerle mücadele ederken oda yönetimlerinden de çözüm odaklı çalışmalar bekliyor.
Esnafın beklentisi yalnızca seçim döneminde ziyaret edilmek değil; sorun yaşadığında ulaşabileceği, talebini iletebileceği ve karşılığında somut bir çalışma görebileceği bir yönetim anlayışıdır.
Oda yönetimleri, üyelerinin sorunlarını ilgili kurumlara taşımak, mesleki dayanışmayı güçlendirmek, eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerini geliştirmek ve ticari hayatın önündeki engellerin giderilmesi için çalışmak zorundadır.
Bu nedenle mevcut yönetimin geçmiş dönemdeki faaliyetlerini açıklaması, yeni adayların ise projelerini ayrıntılarıyla duyurması önem taşıyor.
Hangi proje ne zaman başlayacak? Hangi soruna çözüm getirecek? Üyelere nasıl bir fayda sağlayacak? Kaynağı nereden karşılanacak? Başarı hangi ölçütlerle değerlendirilecek?
İşte esnafın duymak istediği sorular bunlardır.
Artık “Bize oy verin” demek yetmez. “Bize oy verirseniz esnaf için şunları yapacağız” diyebilmek gerekir.
YENİ DÖNEMİN ŞİFRESİ: ŞEFFAFLIK, EŞİTLİK VE HESAP VEREBİLİRLİK
Iğdır’daki oda seçimlerinin kişisel tartışmaların ötesine geçerek esnafın geleceğine odaklanması gerekiyor.
Mevcut yönetim, geçmiş dönemde gerçekleştirdiği çalışmaları üyeleriyle paylaşmalı. Başkan adayları ise yalnızca eleştiri yapmakla kalmamalı, uygulanabilir projelerini de ortaya koymalı.
Seçim sürecinde bütün adayların eşit şartlarda yarışması, oda kaynaklarının mevzuata uygun kullanılması ve üyelerin doğru bilgiye ulaşabilmesi, demokratik bir seçimin temel unsurlarıdır.
Esnafın tercihi baskıdan, alışkanlıklardan ve kişisel ilişkilerden uzak; hizmet, proje ve güven temelinde şekillenmelidir.
Hiçbir yönetim eleştiriden muaf değildir. Hiçbir makam da hesap verme sorumluluğunun üzerinde değildir.
SANDIKTA ASIL SORU ŞU OLACAK: IĞDIR ESNAFI NE KAZANACAK?
Yaklaşan seçimler, yalnızca başkanın kim olacağını belirlemeyecek. Aynı zamanda oda yönetiminin önümüzdeki dönemde nasıl bir anlayışla çalışacağına ilişkin beklentileri de ortaya koyacak.
Yaklaşık 25 yıllık yönetim geçmişi bulunduğu belirtilen mevcut yönetim için artık geçmiş hizmetlerin açıklanması ve gelecek hedeflerin somutlaştırılması önem taşıyor. Yeni adayların da esnafın karşısına uygulanabilir projelerle çıkması gerekiyor.
Esnafın sorusu basit ama cevabı önemli: Bu koltukta kim oturacak değil, bu koltuk esnafa ne kazandıracak?
Başkanlık bir unvan, seçim ise yalnızca bir yarış değildir. Asıl sorumluluk, seçildikten sonra üyelerin güvenini boşa çıkarmamak ve verilen sözleri yerine getirmektir.
SON SÖZ: 25 YILIN ARDINDAN SÖZ DEĞİL, SOMUT HİZMET GÖSTERİLMELİ!
Iğdır esnafı artık geçmişin anlatılmasını, bugünün sorunlarının konuşulmasını ve geleceğin projelerinin açıklanmasını istiyor.
Yıllardır görevde bulunan bir yönetim için de yeni bir başlangıç vaat eden adaylar için de ölçü aynıdır: Ne yaptınız, ne yapacaksınız ve esnaf bu çalışmaların sonucunda ne kazanacak?
Bu sorulara verilecek açık cevaplar, seçim tartışmalarından çok daha değerlidir.
Çünkü makamlar geçicidir; geride kalan hizmetler, çözülen sorunlar ve esnafın hafızasında yer eden çalışmalar kalıcıdır.
IĞDIR ESNAFI ARTIK SADECE OY İSTEYENİ DEĞİL, HİZMETİNİ ANLATANI DİNLEMEK İSTİYOR.
SANDIKTA İSİMLER YARIŞACAK; AMA ESNAFIN BEKLENTİSİ DEĞİŞMEYECEK: ADALET, ŞEFFAFLIK, SOMUT PROJE VE HESAP VEREBİLEN BİR YÖNETİM!
Yorumlar 0
Görüşünüzü paylaşın, diğer okurların yorumlarına yanıt verin ve saygılı bir tartışmaya katılın.