Tahir Kavri’den Tok Eleştiri: “Ya Ne İman Hocası, Ya Ne Hacısı!”

Mutlaka Okuyunuz: Tok Eleştiri: “Ya Ne İman Hocası, Ya Ne Hacısı!”

Haber Bilgileri

Yayın ve okur özeti
Güncel
Okumaya başlamak için kaydırınSüre yalnız haber metninde ilerledikçe çalışır.
Tahir Kavri’den Tok Eleştiri: “Ya Ne İman Hocası, Ya Ne Hacısı!”
Tahir Kavri’den Tok Eleştiri: “Ya Ne İman Hocası, Ya Ne Hacısı!”
Okuma AraçlarıMetni rahatınıza göre ayarlayın ve habere odaklanın.
100%

Tahir Kavri’den Tok Eleştiri: “Ya Ne İman Hocası, Ya Ne Hacısı!”

Yoksulluğun, çaresizliğin ve adaletsizliğin en derin şekilde hissedildiği bu dönemde, toplumun bazı kesimlerinde sıkça dile getirilen “Fakirler zenginlerden önce cennete girecek” sözleri, Iğdırlı gazeteci Tahir Kavri’nin sert tepkisini çekti.

Tahir Kavri, hasta yatağında bile halkın gerçeklerini dile getirmekten geri durmadı. Kavri, bazı “iman hocaları” ve “hacıların” sürekli olarak fakirliğe sabır, yoksulluğa şükür telkin etmelerine karşı şu ifadeleri kullandı:

“Bu dünyada fakir olanlara, öbür dünyada Allah'ın rahmeti büyüktür diyorsunuz. Bir lokma, bir hırka diyerek peygamberin sade yaşamını örnek gösteriyorsunuz. Fakat o sözleri ederken bir bakıyorum; kimi lüks arabasına biniyor, kimi villasında yaşıyor, kimi halkın sırtından geçiniyor.”

Kavri, toplumun vicdanına seslendi:

“Ya iman hocaları, ya hacılar! Madem diyorsunuz ki fakirler cennete önce girecek… Öyleyse buyurun, bütün mal varlıklarınızı bize verin, siz bizden önce gidin cennete! Kabul eder misiniz? Elbette etmezsiniz. Çünkü işinize geldiği kadar iman, menfaatinize dokunmadığı kadar ahlak…”

Kavri açıklamasının devamında din adamlarının ve dini temsil eden kişilerin asıl görevine vurgu yaptı:

“Gerçek din adamı, komşusu açken tok yatamaz. Gerçek iman sahibi, ülkedeki vergi adaletsizliğini, haksız kazançları, kul hakkını konuşur. Ama siz ne yapıyorsunuz? ‘Şükredin, sabredin, dua edin’ diyerek fakiri susturuyorsunuz. Yetmedi, bir de ‘Cennete siz erken gideceksiniz’ diyerek avutuyorsunuz. Hadi oradan ya!”

Tahir Kavri, ağır sağlık koşulları altında bile halkın sesi olmaya devam ettiğini ifade ederek sözlerini şu cümlelerle tamamladı:

“Ben bugün hasta döşeğinde yoksulluğumla, çaresizliğimle, bu hayatın tüm yükünü sırtımda taşıyorum. Sizlerse hâlâ hikâye anlatıyorsunuz. Allah’a imanımız tam, ama kula kul olmayız. Gerçeği konuşmayan, halkın yanında durmayan hiçbir söz, iman değildir.”

Hata veya düzeltme bildirYazım, doğruluk, güncellik veya bağlantı sorununu doğrudan editoryal ekibe iletin.

Bildirimler public olarak yayınlanmaz. Kişisel bilgi yazmadan, yalnız düzeltilmesi gereken noktayı belirtin.

Editoryal inceleme kuyruğuna güvenli biçimde eklenir.
Topluluk

Yorumlar 0

Görüşünüzü paylaşın, diğer okurların yorumlarına yanıt verin ve saygılı bir tartışmaya katılın.

ZiyaretçiYorumunuzda adınız gösterilir, e-posta adresiniz yayınlanmaz.
Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkındaki ilk görüşü siz paylaşabilirsiniz.

Yukarı çık