IĞDIR’IN DEM MİLLETVEKİLLERİ NEREDE? HALKIN DERDİNE KULAK TIKAYANLARA SORUYORUZ: SİZ BU MEMLEKETİN MİLLETVEKİLİ DEĞİL MİSİNİZ?

Ben sustum, Iğdır sustu sanmayın! Milletvekili Yılmaz Hun, beni hafife almış olabilir. Şimdi sıra size geliyor!

Haber Bilgileri

Yayın ve okur özeti
Güncel
Okumaya başlamak için kaydırınSüre yalnız haber metninde ilerledikçe çalışır.
IĞDIR’IN DEM MİLLETVEKİLLERİ NEREDE? HALKIN DERDİNE KULAK TIKAYANLARA SORUYORUZ: SİZ BU MEMLEKETİN MİLLETVEKİLİ DEĞİL MİSİNİZ? kapak görseli
IĞDIR’IN DEM MİLLETVEKİLLERİ NEREDE? HALKIN DERDİNE KULAK TIKAYANLARA SORUYORUZ: SİZ BU MEMLEKETİN MİLLETVEKİLİ DEĞİL MİSİNİZ? kapak görseli
Okuma AraçlarıMetni rahatınıza göre ayarlayın ve habere odaklanın.
100%

Iğdır’ın DEM Parti milletvekillerine açıkça soruyoruz: Siz neredesiniz? 

Bu memleketin insanı hastane kapılarında çare ararken, vatandaş geçim derdiyle boğuşurken, esnaf siftahsız kepenk kapatırken, üretici emeğinin karşılığını alamazken siz hangi sorunların peşindesiniz?

Milletvekilliği yalnızca seçim dönemlerinde vatandaşın kapısını çalmak, fotoğraf vermek ve kürsülerden konuşmak değildir. 

Milletvekilliği, vatandaşın en zor gününde yanında olmak, telefonuna cevap vermek, derdini dinlemek ve çözüm için sorumluluk almaktır.

Sayın Yılmaz Hun ve Iğdır’ın DEM milletvekilleri! Halkın size yönelttiği sorulara ne zaman cevap vereceksiniz?

HASTA ZİYARETLERİ YAKIN ÇEVREYLE SINIRLI MI?

Iğdır’da tedavi için şehir dışına gitmek zorunda kalan, hastane masrafları altında ezilen, maddi imkânsızlıklarla mücadele eden vatandaşlar yok mu sanıyorsunuz?

Vatandaşın iddiası ve eleştirisi şu: 

Ziyaretler söz konusu olduğunda neden hep belirli çevreler öne çıkıyor? 

Neden toplumun her kesimine ulaşan, ayrım gözetmeden vatandaşın kapısını çalan bir anlayış göremiyoruz?

Hasta ziyaretleri yalnızca fotoğraf verilecek, görüntü paylaşılacak bir etkinlik değildir. 

Asıl mesele, kimsenin ziyaret etmediği hastanın elinden tutabilmek, maddi sıkıntı yaşayan ailenin sesini duyabilmek ve çaresizlik içindeki insanın yanında durabilmektir.

Sayın milletvekilleri, hiç tanımadığınız bir vatandaşın hastane odasına girip hâlini sordunuz mu? 

Maddi imkânsızlık nedeniyle tedavisini sürdürmekte zorlanan bir insanın derdini dinlediniz mi? 

Vatandaştan gelen yardım çağrılarına kaç kez karşılık verdiniz?

Bu soruların cevabını kamuoyu bekliyor.

VATANDAŞIN TELEFONUNA CEVAP VERMEK DE GÖREVİNİZ DEĞİL Mİ?

Milletvekiline ulaşmaya çalışan vatandaşın aramalarına cevap alamaması, taleplerinin karşılıksız kaldığını düşünmesi ve kendisini yalnız hissetmesi kabul edilebilir bir durum değildir.

Elbette her milletvekilinin yoğun bir çalışma programı olabilir. Her telefonun anında açılması mümkün olmayabilir.

 Ancak vatandaşa geri dönmek, talebini dinlemek ve en azından bir açıklama yapmak da temsil sorumluluğunun parçasıdır.

Vatandaş size ulaşamıyorsa, derdini kime anlatacak?

Oy isterken halkın kapısını çalmak, seçildikten sonra halkın sesini duymamak anlamına gelmemelidir. 

Milletvekilliği bir makam değil, halka karşı üstlenilmiş bir sorumluluktur.

IĞDIR’IN SORUNLARI BİTMİYOR, CEVAP BEKLEYEN SORULAR ÇOĞALIYOR!

Iğdır’ın yıllardır çözüm bekleyen sorunları... Bozuk yollar, beklenen sanayi sitesi, , hayvancılıkla geçimini sağlamaya çalışan üreticilerin sorunları ve ekonomik sıkıntılar…

Esnaf ayakta kalmaya çalışıyor. Gençler gelecek kaygısı taşıyor. Üretici artan maliyetlerle mücadele ediyor.

 Aileler geçim hesabı yapıyor. Vatandaş, kendisini temsil etmesi için seçtiği insanlardan çözüm bekliyor.

Peki, bütün bu sorunlar karşısında Iğdır’ın DEM milletvekillerinin kamuoyuna sunduğu somut çözüm önerileri nelerdir? 

Hangi sorun için hangi girişimde bulunulmuştur? 

Hangi talepler ilgili kurumlara taşınmış, hangi sonuçlar alınmıştır?

Bizim derdimiz kavga çıkarmak değil; hesap sorulması gereken yerde soru sormaktır. 

Çünkü halkın sorunlarını gündeme getirmek bir ayrıcalık değil, kamuoyuna karşı bir sorumluluktur.

“BEN SUSTUM” DİYE GERÇEKLER ORTADAN KALKMAZ!

Sayın Yılmaz Hun, beni hafife almış olabilir. Belki söylediklerimin üzerinde durulmayacağını, eleştirilerimin zamanla unutulacağını düşünmüş olabilir.

Ancak şunu açıkça ifade ediyorum: Ben sustum diye Iğdır’ın sorunları susmaz. 

Ben sustum diye vatandaşın mağduriyeti ortadan kalkmaz. Ben sustum diye kamuoyunun soruları cevapsız kalmaz!

Şimdi sıra size geliyor, sayın milletvekilleri!

Bu memleketin insanı sizden ayrıcalık istemiyor. 

Birilerinin önüne geçmek, özel muamele görmek de istemiyor. İstediği şey; kendisini dinleyen, derdini anlayan, zor gününde yanında duran ve sorunlarını ilgili mercilere taşıyan bir temsil anlayışıdır.

Eğer vatandaşın eleştirilerine cevap vermiyorsanız, telefonlarına dönmüyorsanız ve sorunlarını gündeme taşımadığınızı düşünen insanlara bir açıklama yapmıyorsanız, bu sessizliğin nedenini kamuoyuna anlatmak zorundasınız.

IĞDIR HALKI SADECE SEÇİM ZAMANI HATIRLANACAK BİR HALK DEĞİLDİR!

Bir kez daha soruyoruz:

- Iğdır’ın DEM milletvekilleri, vatandaşların sorunlarını dinlemek için ne zaman kapsamlı bir saha çalışması yapacak?

- Şehir dışında tedavi gören ve maddi destek arayan vatandaşların sesini duymak için hangi adımları atacak?

- Vatandaşlardan gelen telefonlara ve yardım taleplerine nasıl karşılık verecek?
- Ormanların korunması ve hayvancılığın sorunları konusunda hangi somut girişimleri kamuoyuyla paylaşacak?

- Kendilerini eleştiren vatandaşlara cevap vermek yerine sessiz kalmayı mı tercih edecekler, yoksa sorumluluklarının gereğini mi yerine getirecekler?

Bunlar kişisel husumetin değil, kamu adına sorulması gereken soruların başında geliyor.

Milletvekilleri eleştirilemez değildir. Hiçbir makam, halkın sorularından daha büyük değildir. Vatandaşın eleştirisine tahammül göstermek, sorularına cevap vermek ve yapılan çalışmaları açıklamak demokratik temsilin gereğidir.

SON SÖZ: BU MEMLEKETİN İNSANINI KÜÇÜMSEMEYİN!

Sayın Yılmaz Hun, sayın DEM milletvekilleri…

Iğdır’ın insanı unutulmayı hak etmiyor. Hastane odalarında umut arayan vatandaş, geçim sıkıntısı yaşayan aile, emeğinin karşılığını bekleyen üretici ve sorunlarına çözüm arayan esnaf yalnız bırakılmayı hak etmiyor.

Sizleri seçen insanlar, sizlerden ulaşılmaz olmanızı değil, kendilerine ulaşılabilir olmanızı bekliyor. Fotoğraf değil, samimiyet; söz değil, somut adım; sessizlik değil, açıklama istiyor.

Unutmayın: Milletvekilliği halkın üstünde olmak değil, halkın yükünü omuzlamaktır.

Biz sormaya devam edeceğiz. Iğdır’ın sorunlarını gündeme getirmeyi sürdüreceğiz. Sorularımıza cevap verilmesini, yapılan çalışmaların açıklanmasını ve vatandaşın taleplerinin dikkate alınmasını isteyeceğiz.

Çünkü bu memleket sahipsiz değildir.

 Bu halkın sesi kısılacak bir ses değildir. Ve hiçbir makam, vatandaşa hesap verme sorumluluğunun üzerinde değildir.

Iğdır’ın DEM milletvekilleri, söz sizin! Halkın karşısına çıkın, soruları cevaplayın ve bu memleket için ne yaptığınızı açıkça anlatın.

Iğdır halkı vaat değil, hizmet; gösteriş değil, samimiyet; sessizlik değil, sorumluluk bekliyor.

Hata veya düzeltme bildirYazım, doğruluk, güncellik veya bağlantı sorununu doğrudan editoryal ekibe iletin.

Bildirimler public olarak yayınlanmaz. Kişisel bilgi yazmadan, yalnız düzeltilmesi gereken noktayı belirtin.

Editoryal inceleme kuyruğuna güvenli biçimde eklenir.
Topluluk

Yorumlar 0

Görüşünüzü paylaşın, diğer okurların yorumlarına yanıt verin ve saygılı bir tartışmaya katılın.

ZiyaretçiYorumunuzda adınız gösterilir, e-posta adresiniz yayınlanmaz.
Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkındaki ilk görüşü siz paylaşabilirsiniz.

Yukarı çık