'Koyunlarını otlatan kızı vurdular'

Eski Ercişli bir Askerin kan donduran itirafları

19 sene önce Yüksekova'da askerlik yapmış olduğunı dile getiren Sıraç Kılıç'ın tanık olduğu olaylara ilişkin anlattıkları kanları donduracak nitelikte. Kılıç, askerlerin bir çocuğu keyfi olarak vurduğunu, Türkçe bilmeyen bir çocuğa ise dinamit bağlanarak patlatıldığını söyledi. Kürt sorununun çözümsüzlüğü sebebiyle bölgede yaşanan çatışmalarda başvurulan kirli yöntemlerin tanığı Erciş'te konuştu. Yıllardır tanık olduğu olaylar karşısında senelerdir acı çektiğini ve artık bu acıları daha fazla taşıyamayacağını dile getiren Sıraç Kılıç'ın anlattıkları kanları donduracak nitelikte. "19 sene önce dinamit bağlanıp patlatılan soyadını bilmediğim 13 yaşındaki Nezir'in Kürtçe çığlığı kulaklarımdan çıkmıyor" ifadelerini kullanan Kılıç (39), 19 sene önce askerlik yapmış olduğu Yüksekova'da tanık olduğu olayları DİHA'ya anlattı.

Tabur Komutanlığı yapan Mehmet D'nin zevk için köylülere işkence ettiğini belirten Kılıç, "Hayvanlarını otlatan 13-14 yaşlarındaki kız çocuğuna ateş emri verildi. Biz vurmayınca Sedat denilen profesyonel çavuş dürbünlü silahı ile birkaç el ateş ettikten sonra kız kanlar içinde yere yığıldı" dedi. Kılıç, "Birçok insanı ise kafa üstü ayaklarından asarak işkence ediyordular. Onlarca köylü olmadık işkencelere maruz kaldı. Şimdi bir sürü mezar var oralarda. Tanık olduğum o günler aklıma geldikçe insanlığımdan utanıyorum" dedi.

'Koyunlarını otlatan kızı vurdular'

Gelibolu 40. Piyade Alayı'nda askerlik yapmış olduğunı ve bu alaya bağlı seyyar taburun Yüksekova bölgesi İran sınırında geçici çadırlar kurarak bölgede askeri faaliyetler yapmış olduğunı belirten Kılıç, şunları anlattı: "Askerlik yapmış olduğum bölgeyi tam olarak hatırlamıyorum. Fakat aramızda Şeytan Üçgeni diye adlandırılan, arı besleyerek bal üreten Cevizli isminde bir köy vardı yakınımızda. PKK ile askerler arasında bir gün daha önce çatışma çıkmıştı. Çatışma sonrası aradan bir gün geçti. Bir kız çocuğu hayvanlarını otlatıyordu. Yaşı 13-14 gibiydi. Sedat isminde bir profesyonel çavuş kızı görür görmez bizlere kıza ateş etmemizi istedi. Ben kabul etmedim, yanımda Karadenizli bir arkadaşım vardı, komutan bana uzunca hakaret ettikten sonra ona ateş etme talimatı verdi. Ateş etmeden önce arkadaşıma kızdım.Ve bana 'sen merak etme ben de insanım onu vuracağımı düşünme üstünden ateş edeceğim' dedi. Ve gerçektende öyle yaptı. Karadenizli arkadaşım onu vurmayınca Ali isminde bir astsubay 'ben vuracağım' deyince, Sedat adındaki profesyonel çavuşun silahı dürbünlüydü ve o kızı vurmak istedi. Birkaç el ateş edince kız kanlar içinde yerlere serildi. Ve ben insanlık dışı bu uygulamayı izlemek mecburiyetinde kaldım. Yaşanan bu vahşeti bir marifetmiş gibi kahkahalarla tamamlıyordular."

'Televizyonlar askerlerin kızı vurduğunu demediler'

Yaşanan olaydan sonra Akşam haberlerini izlediklerini dile getiren Kılıç, "Akşam haberlerinde bizim Taburun adı geçti, çatışma yaşandığı ifade edildi. Haberde yaralanan kız çocuğun adı geçti, fakat askerin vurduğunu söylemediler. Kızı profesyonel çavuş vurdu, fakat olayı PKK'nin üzerine yıktılar" dedi.

'13 yaşındaki erkek çocuğa dinamit bağlayarak patlattılar'

Türkçe bilmeyen bir çocuğa devamlı PKK'lilerin nerde olduğunun sorulduğunu dile getiren Kılıç, ama çocuk Türkçe bilmediğini söyledi. Kılıç, şöyle konuştu: "Çocuk Kürtçe konuşuyordu, elleri ile bir takım işaretler yapıyordu. Ve gerçekten çocuk PKK'lilerin nerde olduğunu bilmiyordu. Bilseydi yaşadığı işkenceye maruz kalmazdı. Çocuk konuşmayınca ona patlayıcı maddeler bağlayıp uzaktan kumanda ile patlattılar. O çocuğun gözyaşları ve Kürtçe yardım istemesi çaresizliği aklımdan çıkmıyor. Aradan 19 yıl geçti, başımı her yastığa koyduğumda kulak çınlaması gibi çocuğun çaresiz feryadını duyuyorum. Çocuğun babası çocuğu sormaya geldi. Sakallı ve yaşlı bir adamdı. Adam çocuğunun durumunu bile sormaya korkuyordu. Olmadık hakaretlere maruz kalıyordu. Ben orada asker olduğum sürece adam hergün çocuğunu soruyordu. Her seferinde 'sen git çocuk gelecek' diyorlardı."

'İnsanları ayaklarından asıp işkence ediyorlardı'

Tabur Komutanı Mehmet D'nin Kürtlere tahammül etmediğini ve zevk alarak işkence ettiğini dile getiren Kılıç, "60-70 yaşlarındaki insanları ayaklarından asıp işkence ediyorlardı. Köylüleri toplayıp akıl almaz işkenceler yapıyorlardı" dedi. Kılıç, yapılan işkenceleri şöyle anlattı: "Bir çadır vardı, köylülerin kadınları ve kızlarını bu çadırlara getirip akıl almaz işkencelerle kirletiyordular. Asker, köylüleri iştima edip kadınlara ve kızlara babaları, ağabeyleri ve eşlerinin gözleri önünde taciz ediyorlardı. Tabur komutanı köylülerin koyunlarını toplattırıp satabildiğini sattırıyor, satamadığını ise keserek askerlere veriyordu." 

'Cenazelerin parmaklarını ve kulaklarını kesip hatıra olarak saklıyordular'

Öldürülen PKK'lilerin cenazelerine işkence yapıldığını belirten Kılıç, "Cesetlerin parmaklarını ve kulaklarını keserek önce bir gün kola içinde beklettikten sonra kurutup vernikliyordular. Kimisi cüzdanına koyup saklıyordu. Kimisi ise tel geçirip anahtarlık yapıyordu. Cesetler haftalarca köy meydanına bırakılıyor, kimsenin ise dokunmasına izin verilmiyordu" dedi. 

Haber Tahir Kavri

'Etrafta bir sürü mezar olabilir'

Askerlik yapmış olduğu alana şimdi gitse tanıyabileceğini dile getiren Kılıç, "Yüzlerce insan akıl almaz işkencelere maruz kaldı. Oradaki komutanlar adeta insan kanına susamış gibiydiler. Adam öldürmek için sabırsızlanıyordular. Köylülerden nefret ediyordular. Köylülere işkence edilen bir çadır vardı. O çadıra girenin sağ çıkması mümkün değildi. Ve o çadıra girenlerin çıktığına tanık olmadık. O bölgede bir sürü mezar olduğundan eminim. Öldürdüklerini mutlaka oraya gömüyordular" ifadelerini kullandı. 

'Askerleri çatıştırıyordular'

Gündüz vakti bir grup komandonun kendilerine ateş ettiğini belirten Kılıç, "Bizi de bizlere vurdurmaya çalışıyordular. Bize destek için geldiğini düşündüğümüz komando birliği bizimle çatışmaya girdi. Yaşanan bu durum neticesinde bir arkadaşımız da yaralandı" dedi. Yaralanan kişinin Muş nüfusuna kayıtlı olduğunu belirten Kılıç, hastaneye götürüldükten sonra Muşlu askerden haber alınamadığını belirtti. Yüksekova'da 5 ay askerlik yapmış olduğunı dile getiren Kılıç, 5 ay içerisinde 10 sivil insanın askerler tarafından öldürüldüğünü, 30 kişinin yaralandığını ve yüzlerce köylüye ise akıl almaz işkenceler yapıldığına tanık olduğunu ifade etti. 

'Karakola ifade verdim'

19 yıl geçtikten sonra bölgede askerlik yapmış olduğu ve bu olaylara tanık olduğu için geride bıraktığımız günlerde Erciş'te bulunan TEM Şubesi'nde ifade vermek için çağırıldığını belirten Kılıç, "Bu yaşanan insanlık dışı durumun sorumlularının cezalarını çekmesi için elimden gelen her şeyi yaparım" dedi. O dönemde askerlik yapan arkadaşlarına da çağrıda bulunan Kılıç, "Eminim hepiniz benim gibi vicdanen rahatsızsınız. Korkacak, saklayacak bir şey yok. Herkes bu konu da gördüklerini adalete ve yargıya söylesin" dedi.

'Devlet 19 yıl sonra mı uyandı?'

Yıllar önce köylülere yapılan işkenceleri devletin görmemezlikten geldiğini, askerlerin devlet eliyle bu işkenceyi yapmış olduğunı dile getiren Kılıç, "Bir vatandaş suç işledi mi hemen yargılanıyor ve cezası kesiliyor. 19 sene önce askerlik yapmış olduğum yerde insanlara akıl almaz işkenceler yapılıyordu. Masum, suçsuz çocuklar ve insanlar öldürüldü. Bunlar neden görmemezlikten gelindi? Devlet 19 yıl sonra mı uyandı?" diye sordu.

Bu haberi beğendiniz mi? Bültenimize katılarak haberdar olun!

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmanız gerekir.

Yazar Hakkında

Türkiye Ve Avrupa, Gazete / Yazarı...