Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde yapılan arkeolojik kazılarda, Bizans İmparatorluğu dönemine ait 54 çocuk mezarı ortaya çıkarıldı. Mezarların, erken Hristiyanlık dönemindeki vaftiz kültürüyle ilgili olduğu düşünülüyor.
Diyarbakır Müze Müdürlüğü tarafından 2021 yılında başlatılan kazılar, İnkaya Mahallesi’nde farklı alanlarda yürütülüyor. Kazıların başlamasına vesile olan bulgu ise, Bizans İmparatoru 1. Anastasius dönemine (491-518) ait bir sikke oldu.
Kazı ekibi, geçen yıl bölgede 1500 yıllık bir kilise kalıntısı bulduktan sonra, çalışmalarını eski bir taş ocağı olarak değerlendirilen alana kaydırdı. Burada ise, sadece çocuklara ait olduğu belirlenen bir mezarlıkla karşılaştı.

Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, yaptıkları kazı çalışmalarında şu ana kadar 50 mezar bulduklarını, bugün de 4 mezara daha ulaştıklarını söyledi. Gizligöl, “Şu anda kaldırma işlemleri devam ediyor. Bizim için çok ilginç bir sonuç. Muhtemelen burası taş ocağı olarak kullanıldıktan sonra bir nekropol (toplu mezarların bulunduğu yer) alana dönüştürüldü ve sadece çocuklar buraya gömüldü. Mezarların etrafında da kireç taşından sanduka oluşturulmuş ve kireç taşıyla üzeri kapatılmış. Mezarlar, doğu-batı doğrultusunda, gelişigüzel bir gömülme yok” dedi.
Gizligöl, topladıkları kemikleri kazı evine götürdüklerini ve kemiklerin yaş, cinsiyet ve ölüm sebepleri hakkında ayrıntılı bir çalışma yürüteceklerini belirtti. Gizligöl, “Tamamının çocuk bireylere ait olduğu mezarlık bir alan, çok karşılaşılan bir durum değil” ifadesini kullandı.

DAHA ÖNCEDE KAZI YAPILMIŞ
Gaziantep Üniversitesi’nde Antropolog Dr. Nazlı Akbaş da, daha önce alanda yapılan kazılarda kilise kalıntısı bulunduğunu hatırlatarak, kilisenin erken Bizans Dönemi’ne ve yaklaşık 1500 yıl öncesine tarihlendirildiğini söyledi.
Akbaş, kilisede mezarlar tespit edilmesine ilişkin şunları söyledi: “Erken Bizans’ta ‘aziz’ ve ‘şehit’ kültürü olduğu için kiliselerde yerleşim içi gömüler söz konusu olabiliyor. Taş ocağı ismini verdiğimiz bu alanda 0 ile 6 yaş aralığında sadece bebek ve çocuklara ait mezarlar bulundu.”
Akbaş, ön incelemelerde bazı hastalıklar tespit ettiklerini dile getirerek, şunları kaydetti: “Bu dönem ve bu coğrafya için anemi oldukça yaygın bir hastalıktı. Fakat hepsinde gözlemlediğimiz bir salgın hastalık belirtisi yok. Bebeklerin söz konusu alana gömülmesinin Hristiyanlığın erken Bizans dönemindeki vaftiz kültürüyle ilişkili olduğunu düşünüyoruz. Erken Hristiyanlık döneminde vaftiz edilenler genelde yetişkinler oluyordu. 10’uncu yüzyıldan sonra çocukların vaftiz edilmesi gerektiği yasallaştı. Bunların erken Hristiyanlık dönemine ait olduklarını düşünüyoruz. Bu nedenle vaftiz edilmemiş yani henüz Hristiyan olmayan bebek ve çocuklar. Vaftiz edilmediği için de kilise içine değil de kilise dışına gömülme ihtimali üzerinde duruyoruz.”
Akbaş, çocukların gömüldüğü mezar örneğinin Afyonkarahisar’daki Amorium kazılarında da bulunduğunu ifade ederek, orada 10’uncu ve 11’inci yüzyıla tarihlendirilen mezarlığın belli bir alanında sadece bebek ve çocukların gömülü olduğunun ortaya çıktığını, mezarlığın yakınında da bir vaftizhane tespit edildiğini ancak Kulp’taki kazıda vaftizhaneye rastlanmadığını söyledi.
Kazı ekibi, Bizans dönemi Diyarbakır’ı ve vaftiz kültürünü daha iyi anlamak için çalışmalarına devam ediyor.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.