Sözlerin Değil, Eylemlerin İz Bırakır
"Sözlerin Değil, Eylemlerin İz Bırakır"
Kimse kimseye konuşarak bir şey öğretemez. Sözler, yüzeyde bir etki bırakabilir; belki bir düşünce tohumunu ekecek kadar etkili olabilir. Ama gerçek öğretici olan, insanın kendi yaşadıklarıdır. Sen ne kadar anlatırsan anlat, karşındaki ancak deneyimlediğinde, hissederek öğrendiğinde bir şey kazanır. Düşün, sen kimsin? Seni kim olduğun hakkında gerçekten tanımlayan şey ne? Cevabı zor ama basit: Seni yaptıkların belirler. Söylediklerin değil, harekete döktüklerin seni anlatır. Güzel konuşabilirsin, insanları etkileyebilirsin, hatta bir anlığına kalplerine dokunabilirsin.
Ama bir gün dönüp baktıklarında seni hatırlayacakları şey, yalnızca yaptıkların olacak. Peki, sen neler yapıyorsun? Hayatında ne kadar iz bıraktın? Bu izler ne kadar derin, ne kadar kalıcı? Bir insanın hayatına nasıl dokundun? Yoksa, farkında olmadan canını mı yaktın? Belki istemeden de olsa bir kalbi kırdın. Kaç defa? Peki, bunlar üzerine hiç düşündün mü? Şimdi kendine bir soru sorman gerek: Hiç hayatında şu cümleyle yüzleştin mi: “Ulan, o durumu öyle yaşadık ama keşke orada farklı bir şey yapabilseydim. ”Hepimizin böyle anları var, değil mi? Belki bir tartışma, belki bir karar anı, belki bir anlık öfkeyle söylediğin bir söz... Şimdi geri dönüp baktığında, o anı değiştirmek ister miydin? Ne kadar başka türlü davranabilirdin, hiç düşündün mü? Bir diğer soru da şu: Kaç kişinin kalbini kırdın?
Evet, hayat bazen zor. Bazen insan kendini kurtarmak için başkasını yaralar. Ama ne kadar bencil davrandın? Belki kendine “Ben mecburdum,” dedin. Ama gerçekten öyle miydi? Başka bir yol yok muydu? Pişmanlık yaşamak istememiş olabilirsin, çünkü pişmanlık taşınması ağır bir yük. Ama “Acaba başka türlü davranabilir miydim?” diye düşündüğün anlar olmadı mı? Olmadı mı hayatında böyle sorular?
Belki de oldu, ama sen bunları bastırmayı seçtin. Çünkü insanın kendisiyle yüzleşmesi kolay değildir. Kendi hatalarını, zayıflıklarını kabul etmek, kalbinin derinliklerinde bir acı yaratır. Ama aynı zamanda bu yüzleşme, insanı büyütür, daha güçlü kılar. Sence sen böyle bir yüzleşmeye hazır mısın?
Bir de şu açıdan bak: Hayatta her seçim, bir yol açar ve o yol, yeni bir hikâye başlatır. Senin hikâyen ne? O hikâyede seni gururlandıran kaç bölüm var? Ya da geri dönüp değiştirmek istediğin kaç sayfa? Her birimiz bir şekilde bir iz bırakıyoruz bu dünyada. Ama bu iz, bir yara mı yoksa bir çiçek mi, onu biz seçiyoruz. Ve unutma: Hayat, geri sarılabilen bir film değil. Ama her yeni gün, bir sonraki sahneyi yazma şansı sunar. Peki, sen yarın hangi sahneyi yazmak istiyorsun? Bugün attığın adımlar, söylediğin sözler, yaptığın seçimler, yarının hikâyesini nasıl şekillendirecek Şimdi kendine dürüst olma zamanı. Dürüst ol ve şu soruları cevapla: Gerçekten kim olmak istiyorsun? Gerçekten ne yapmak istiyorsun? Ve yaptıkların seni buna ne kadar yaklaştırıyor?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.