“Türkiye’de Yaşam Hakkımız Yoktu: Bir Kürt Ailenin Sürgün Hikâyesi Ve“Bitmeyen Sürgün: Mürsel Ataman’ın Yaşam Mücadelesi”
Kürt Mürsel Ataman ve eşi ile çocuklarının bitmek bilmeyen sürgün hayatı, Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde başladı.
“Ben Türkiye’den ölümden kaçar gibi kaçtım” dedi. Sevdiğim kızla 5 yıl boyunca birbirimizi sevdik. Ancak ailesi evlenmemize izin vermedi. “Evlenseniz bile sonra zorla başka birine veririz” dediler. Ben de durmadım, onu kaçırdım. Üç ay Bingöl taraflarında saklandık. Bizi aradıklarını ve en sonunda kaldığımız adresi bulduklarını duyduk. Bunun üzerine mecburen, çaresiz kalarak Almanya’ya kaçtık.

Türk devletine gidemiyordum çünkü onların adamları devlet kurumlarının içindeydi. Eşimi onların eline vereceklerinden korkuyordum. Bu yüzden devlet kurumlarına güvenip başvuramadım.
Bir insan kültürsüz yaşayabilir mi? Ben Kürtçe kültürümü hep korkarak yaşadım. Tek istediğim hak, hukuk ve adaletti. Türkiye’de adalet hiç olmadı. Çalıştığım iş yerlerinde de dışlanıyordum. Hiçbir sebep yokken sürekli işten çıkarılıyordum. Ucuz paraya çalıştırılıyor, sigortam yapılmıyordu. O ülkede asla yaşam hakkı yoktur.
Newroz yürüyüşlerine katılıyordum. Bu nedenle sivil polisler tarafından dövüldüm. Kürt halkının sorunlarını savunan, resmî bir parti olan HDP’ye sesimiz olduğu için destek veriyordum. Ancak defalarca tehdit, hakaret ve küfürlere maruz kaldım. Orada artık yaşam mücadelesi veremez hale gelmiştim ve Avrupa’ya kaçtım.

Hatta birkaç kez Ağrı Kürdistan Cumhuriyeti Başkanı Şemseddin Başak ile telefonla konuştum. Videolarını ve barış projelerini paylaştığım için polisler tarafından çok kez dövüldüm. “Bu adamı nereden tanıyorsun, neden videolarını paylaşıyorsun?” dediler.
“Kendisini seviyorum, söylediklerinin hepsi doğru” dediğim için beni dövdüler. “Bir daha paylaşırsan seni cezaevine atarız” diye tehdit ettiler.

Ağrı Kürdistan Önderimiz Şemseddin Başak ile telefonla konuştuğum ve onu tanıdığım için hedef haline geldim. Türkiye’de kesinlikle yaşam hakkımız olmadığı için Almanya’ya iltica ettim.
Almanya’da hak, hukuk, adalet ve demokrasinin var olduğunu gözlerimle gördüm. Burada düşüncelerimi çok rahat ifade edebiliyorum. Kürt festivallerine ve yürüyüşlere katılabiliyorum. Alman polisi bize zor kullanmıyor. Burada katıldığım yürüyüşlerin görüntüleri nedeniyle Türkiye’ye gidersem yıllarca cezaevine atılacağımı biliyorum. Kesinlikle ben ve eşim için, hem kaçarak evlendiğimizden hem de siyasi düşüncelerimizden dolayı Türkiye’de can güvenliği yoktur. Saygılarımla Mürsel Ataman
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.